Hvar/2009/5.Bölüm

Hvar-5.Bölüm
06.08.2009

Ünlü seyahat dergisi Conde Nast’e göre en güzel 10 ada arasında, Forbes‘e göre ise en seksi adalardan biri olan,  Adriyatiğin en çok güneş alan adası  ‘yeni St. Tropez’ denilen Hvar adasındaki Jelsa limanına yanaşıyoruz.

Hvar ve Pakleni Adaları

Hvar ve Pakleni Adaları

Jelsa limanında inip Hvar town’a doğru gitmek için otobüs minibüs Allah ne verdiyse bineceğiz artık. Katamarandan inen kalabalığı da takip ederek durağa ulaşıyoruz ve bir otobüse binerek merkeze ulaşıyoruz.

Hvar

By F.G. comm (Own work) [GFDL (http://www.gnu.org/copyleft/fdl.html), CC-BY-SA-3.0 (http://creativecommons.org/licenses/by-sa/3.0/) or CC-BY-2.5 (http://creativecommons.org/licenses/by/2.5)], via Wikimedia Commons

Hvar, geleceğin St.Tropezi gibi ünvanlarla sosyetik ada ünvanını çoktan almış vaziyette. Bizde geç bir saatte geldiğimiz için hemen yer bulmak ve akşam gezintimiz öncesi dinlenmek istiyoruz ama galiba çok da kolay olmayacak bu iş…..

 Tüm Hırvatistan gezimizde alıştığımız gibi turizm ofisine girip önceden belirlediğim birkaç yeri soruyoruz, başka bir yere gönderiyor, o yer yok diyor. Güneş tepede yakıyor..

Başka bir yere gidiyoruz, kaç gün kalacağımızı soruyorlar 1 deyince doluyuz diyor. Anlaşıldı..Bende anında şafak atıyor tabi bir yandan da sıcak var. Hemen bir internet kafeye giriyoruz ama durum burada da farklı değil çünkü yer YOOK…

hvar

En sonunda bir yer buluyoruz ama çok pahalı ve merkeze uzak.2 kişi 140 Eur. Hemen rezervasyon yapıyorum tıkladığım anda görüyorum ki check out saat sabah 10.00!! Şaka gibi! Şimdi bu detayı eşimle paylaşıyorum bu sefer onda şafak atıyor çünkü araştırmadık tam olarak diye düşünüyor(Sonradan anlıyoruz ki verdiğimiz para Hvar şartlarına göre değerlendirildiğinde normal bu sezonda.Temmuz Ağustos ayında bu adada 1 gün için yer bulmak biraz fazlaca zor hele de düşük fiyat istiyorsanız.İnanılmaz bir kalabalık var. Sakinleşeceğiz, ama bu birkaç saat sürecek)

hvartown

 

Tükenmiş haldeyiz sıcaktan, taksi soruyoruz . 3.5 km ötedeki yer 100 kuna ! Anlaşıldı Hvar çoktan St.Tropez olmuş hatta geçmiş ! Araba kiralamayı soruyoruz 500 kuna minik vosvoslar. Bu arada ben beklerken yanıma sobe tabelalı bir teyze geliyor ne kadar diye soracağım ama teyze kaç gece diyor 1 deyince gak guk etmeye başlıyo demek buranın adeti bu deyip kabulleniyoruz. Eşim (teyzenin tavrına, teyzenin tüm akrabaları konusundaki iyi dileklerini ! belirterek karşılık veriyor içinden, biliyorum) ve beni taksiye bindiriyor. Moralim çok bozuldu ilk defa bir organizasyonum aksıyor.

Otelimiz Pharia, Majerovica denen bölgede. Denize girme alanları burada daha çok. Ama yine büyük plajlar beklemeyin. Kayalık üstünden gireceksiniz yada eğer konaklıyorsanız Hotel Amforanın mini bir plajı var, güzel görünüyor.(Ertesi gün bu bölgeden yürüyerek geçerken yakın bir yerde bir kanalizasyon kokusu tespit ediyoruz. İnanamıyoruz!)

Neyse biz otelimiz olan Pharia’ya varıyoruz. Resepsiyonda Frane bize çok yardımcı oluyor terslikleri filan anlatıyoruz. Bu arada öğreniyoruz ki bizim taksiyle geldiğimiz yolun altında bir yaya yolu var ve bu old towna kadar gidiyor.25 dk.da yürürsünüz diyor (Biz 15 dk.da rahatça varıyoruz) seviniyoruz, hatta giderken valizleriniz tekerlekli boşyere taksi ile dönmeyin genelde turistler hep yürür diye de uyarıyor. Odamıza çıkınca verdiğimiz parayı hakeden Pakleni Adası manzaralı  balkon bizi karşılıyor.

 

Duş alıp kendimize geliyoruz ve akşam için merkeze yürüyüş yolundan gitmeye karar veriyoruz. Bu arada saat 20.30 olmuş bile. Frane bize yürüyüş yolunu tarif ediyor. Hotel Croatia önünden merdivenleri in, yola ulaş.
Yürürken adada yer bulamama ve fiyalar konusu iyice kafamıza oturuyor. Muhteşem yatlar, yol boyu irili ufaklı şık kulüpler,şık insanlar,barlar ve lounge tarzı mekanlar var hepsi de çok güzel. Özellikle İtalyanlar azgınlığı iyice ele almış bağıra çağıra eğleniyorlar. Millet çoktan alkol duvarını aşmış.

Sıkıntılı birkaç saat sonrası şık bir yerde yemek yemek istiyoruz biz de.  En sonunda Palace Hotel’ de karar kılıyoruz. Rezervasyon olmadan girebildiğimiz için kendimizi şanslı sayıyoruz çünkü harika manzaralı muhteşem bir ortamdayız. İçecekler , 2 porsiyon (ki bence 4 kişi rahat doyar) Cordon Bleu ve garnitürler eşliğinde, kaliteli bir canlı lounge müzik eşliğinde yemeğimizi yiyoruz. (500 kuna 140 tl gibi birşey ) Bu yemeği  ve ortamı asla unutmayacağım…

Hvar’dan hediyelik almak istediğinizde, doğal lavanta ürünleri bulunduğu gibi, bölgenin meşhur şarabı Plavac Hvar’da bölgeyi ziyaret edenler tarafından oldukça tercih ediliyor.
Yemek sonrası meydanda bir pastanede kahve içiyoruz eşim fındıklı bir tatlı yiyor. Adadaki kalabalığı tarif etmek gerekirse yürürken birine çarpmadan geçmek mümkün değil. Milleti seyrederken eşim çok doğru bir tespitle adada çok fazla tek bayan olduğunu söylüyor.
Burada meşhur Carpe Diem bar’ın ortamına bir bakıp çıkıyoruz. Carpe Diem Bar’ın asıl Pakleni adalarında plajı var ve partileri çok konuşuluyor ama bizim Hvar’daki vaktimiz kısıtlı yarın yola çıkmamız lazım.
Otele dönüp 5 dk. içinde uykuya dalıyoruz.

07.08.2009

Sabah 05.30… Bağırtılar, şarkılar, müzik sonuna kadar açık..Ne oluyo derken yakındaki bir apartta sarhoşların partilerine devam ettiğini görüyoruz. Valla bizim ülkede olsa kan çıkmıştı benim dışımda bir kaç kişi daha balkonlara çıkıyor ama kimse bir şey demiyor…
Uykum kaçıyor balkona çıkıyorum ve muhteşem manzarayı seyre dalıyorum….

Eşim uyanınca plaj işini bir kenara bırakarak şehirde vakit geçirelim diyoruz. Gözünü sevdiğim ülkem sayesinde deniz hiçbir zaman birinci önceliğimiz değil..Plajsa alası bizde..

Hvar’da denize girmenin diğer yolu da Pakleni adalarına gitmek. Günlük turlar var yada kendiniz motor kiralayarak gidebilirsiniz. Hoş bir mekan arıyorsanız tabi ki öneriler hep Carpe Diem için..
Kahvaltı sonrası otelden çıkış yapıyoruz. Merdivensiz yürüyüş yolundan hiç zorlanmadan merkeze geliyoruz.
Sırtçantalarımızı emanete verip( 35 kuna adet), Korcula biletimizi alıyoruz. ( 33 kuna kişi başı ) Korcula’ya gidecek katamaran akşam 18.00 da dolayısı ile akşama kadar Hvar’ı gezeceğiz.
St.Stefan, Franciscan Manastırı tarafı derken birkaç yer geziyoruz.
http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=2220115
hvar ısland1 | izlesene.com

Hava sıcak ve nemli..
Sonra akşam bar halini gördüğümüz Carpe Diem’e oturup dinleniyoruz.. Oldukça rahat bir ortam ayaklarını uzatmış yatanlar filan.Eşimde hemen ortama uyum sağlayıp uzanıyor:)
Tüm milletlerden insanlar, valizleri de yanında oturmuş birşeyler içip Korcula vapurunu bekliyor çünkü vapur barın tam önünden kalkacak kalkmasına da, saat daha çok erken. Kimsenin birşey iç dediği yok millet burada 5 saat oturacak anlaşılan kimse rahatsız etmiyor kalk ayda illa bir şey iç diye.

Birşeyler içiyoruz, eşim  yarım saat kestiriyor sonra kalkıyoruz…
Öğlen olunca meydanda Pizzeria Kogo da spagetti napoli ve gorgonzola soslu penne yiyoruz.

Yanımızdan wireless mikrofonu olan gitarlı dilenci! geçiyor maalesef fotoğraflayamadan gözden kayboluyor.

Otururken şunu fark ediyoruz geçen 10 kişiden en az 3 kişinin dizi bacağı yara veya ayağı sargılı. Herhalde yüzerken kayalıklara sürtme olayları fazla.

Burada da boylar çok uzun. 2.00 2.10 beyler ve 1.90 lık kızlar heryerde!!

Backpackerların dostu Konzum marketleri heryerde. Konzumdan bir içecek alıp meydandaki dükkanlardan dilim pizza alıp yemek işini ucuza hallediyor çoğu kişi.

Gelene gidene bakıp vakit geçiriyoruz.

Daha sonra kalkıp biraz gezinip meydandaki dondurmacıya oturuyoruz ve bu minik adadaki güzel pastanenin  aslen Türk olduğunu öğrendiğimizde şaşkınlığımız iyice artıyor. Eyüp bey burayı işleten kişi. Pastanenin ismi Garip. Adresi;VI.Spendi İsmaili,Hvar

Bize serviste yardım eden kişi de Cengiz ve aslen Makedonyadan. Hvar’da Türkçe konuşmaya başlıyoruz . Cengiz bize Vela Luka’da bir pastane olduğundan bahsediyor onlar da Türk asıllı imiş.
Eyüp beye kalabalıktan şikayet ediyorum bu kalabalığın hiç birşey olduğunu, 7.aydan itibaren hiç yatak bulunmadığını, normalde yürüyecek yer olmadığını, krizin Avrupa’yı vurduğunu söylüyor.
Politik konulara giriyor karşılıklı bilgi alışverişi yapıyoruz. İnanılmaz düzgün bir Türkçe konuşuyor her ikisi de. Bunu söyleyince gençlerin daha düzgün konuştuğunu çoğunun zaten Türkiye’de okuduğunu söylüyor, seviniyoruz.

hvar3

Pastane Garip’in lezzetlerinden

 

 

Korcula’da Lustava ‘da güzel bir plaj olduğunu söylüyor, teşekkür ediyoruz. Katamaran saatimiz gelirken vedalaşıyoruz. Kartlar alınıp veriliyor, İstanbul’da inşallah görüşmek üzere diyoruz.

Katamaran Krilo, Carpe Diem’in tam önünden kalkıyor. Ortalık yine anababa günü.
Yaklaşık 1.5 saatlik bir yolculuk sonrası Korcula’dayız.

 

Yazının 6.Bölümü için tıklayın..

Yazının 4.Bölümü için Tıklayın

 

SON YAZILARIMDAN HABERDAR OL

E-MAIL Listeme kayıt olursanız, haftalık yazılarımdan haberdar olabilirsiniz !

4 Yorum

  1. Johnc791